SAFİYE EROL

...bir göktaşı gibi ebediyetten ve âdeta başka bir âlemden kopup düşen bu kadın...

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Anasayfa Ciğerdelen
Ciğerdelen - Safiye Erol
E-posta

Yazar :   Safiye Erol
Yayınevi :   Kubbealtı
Yıl :  1941

Kitaptan:

''...Hayat denilen yapının biz sanatkarlar, orta katından ayrıldık, yedi kat göklere çıktık. Fakat cennetin bayıltıcı nur kaynaşmasında erimedik. Yedi kat yerin dibine geçtik, kanlı çekiler baskısında çürümedik. Katıksız öz mayamız varmış, geri döndük... orta kata yerleşmeye geliyoruz. Bizden, uzak diyarlar kokusunu alan orta katlılar yadırgar gibi duruyorlar... halbuki orta katı çok iyi anlayanlar, oradan hiç ayrılmamış olanlar değil, altında üstünde ne bulunduğunu gönülleriyle deneyip yaşamış olanlardır.''

"Nedir Zührem o avucundaki? Dalgın dalgın yine, neler kurarsın? Zühre yerden aldığı bir avuç toprağı ovalayıp kaldırıyor, dikkatle gözden geçiriyor. Toprağı düşünürüm ağam, toprağı. Biz ona ekeriz, o bize kat kat bereketiyle öder. Cömert toprak vardır, emeğimizi utandıracak kadar gümrah mahsul verir. Çorak toprak vardır, vergisi kıt olur. Öyle nankör cinsi de vardır ki durma didiş,  kaz kabart, gübrele, istersen nişasta eleklerinden geçir... A, a... söyle ağam, hiç bir toprak gördün mü ki ekimi baştan başa inkar etsin? Sıvama kerpiç gibi olsa gene soysuz moysuz çuvaldız boyu olsun  bir şey çıkar. Toprağı düşünürüm ağam, toprağı. Hem de insanları. Bazı insanlara etekler dolusu muhabbet tohumu serpiyoruz. Yeşermezler bir türlü ne hikmettir."