SAFİYE EROL

...bir göktaşı gibi ebediyetten ve âdeta başka bir âlemden kopup düşen bu kadın...

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Emel Esin'den

E-posta

EMEL ESİN

Safiye Erol hakkında yazılan keder dolu yazılardan biri değerli bir kadın yazar olan Emel Esin’e ait. Romanlarının tefrika edildiği yer İstanbul Gazetesinde 7 Ekim 1964 tarihinde yayınlanan bu yazıda, Erol hakkında birkaç hatıra anlatılır. Yazının başlığı ise “Safi’nin Ölümü”dür. Erol’un cenaze namazını ve ölümünü geniş bir şekilde tasvir eden Esin, Türk kültürünün yazarın bilhassa “Ciğerdelen” isimli eserinde kendisini dile getirir. “Safiye Erol hakkında birkaç hatıra” başlığı alt başlığı ile sunulan “günün yazısı” şöyle başlıyor:

“Selimiye Camii’nin çınarlı avlusunda, musalla taşı üstünde bir tabut yatıyordu. Tabutun yeşil örtüsünde sırma ile şu ayet yazılıydı: 'Her canlı ölümü tadar ve O’na döneceksiniz.' Tabutun baş tarafında yeşil renkte ve pembe oyalı bir yemene sarılmıştı. Üç pembe karanfil bir dost eliyle iğnelenmişti.

Çınar ağaçlarının gölgesinde yatan tabut yalnızdı. Tek şahitleri sed üzerine dizilmiş mezar taşları, yüksek oylu başlarında kavuk ve fes taşıyan ecdat mezarlarıydı.

Yavaş yavaş ikişer üçer kadınlar gelmeye başladı. Musalla taşının yanında ayakta durdular. Veya yere oturdular. Kadınların kimi dua ediyor kimi ağlıyordu. Fısıltılar da vardı. 'Yalnız yaşardı', 'Hasta değildi', 'Birden bire dün gece beyninde damar çatlamış', 'Karacaahmet’de yatan anasının yanına gömülmek istemiş ama yer yok diye izin vermemişler.' Biri diğerinin kulağına doğru eğildi: 'Anasının mezarı başındaki çınar hemen devrilmiş, ona yer vermiş. Gönül ne yapmaz ki!'

Titreyen çınar yapraklarının üstündeki sema cihetinden gelen müezzin sesi ikindi ezanını okudu. İki nefer ölmüş hanımın tabutunun başı ve ayağı hizasında saygı vaziyetinde durdular. Kalabalık olmayan bir cemaat saf bağladı ve cenaze namazı kılındı. En nihayeti imam cemaate dönerek dedi ki 'Ölümün ebedi hayatın kopuşu olduğuna inanan ey Müslümanlar, şimdi Allah’ın karşısına bu çıkan hakkında nasıl şehadet edersiniz? Onu nasıl bilirsiniz?' Cemaat hep bir ağızdan 'İyi iyi' derken başlar yere eğildi. Ve her hayalde Safiye Erol canlandı.”

Yazısında, “Safiye Erol’un kılıcının bir parıltısı Ciğerdelen' oldu. Bizim neslimiz için Ciğerdelen bir dönüm noktası idi. İşte milli kültür ölmemişti.” diyen Emel Esin romancının hayatının akşamında olgunluk çağında sevimli ve sakin göründüğünü belirterek, “Büyük göz kapakları altında zeka ile parıldayan ela gözleri vardı. Görünüşüne çok itina ederdi.” diye devam ediyor.