SAFİYE EROL

...bir göktaşı gibi ebediyetten ve âdeta başka bir âlemden kopup düşen bu kadın...

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Anasayfa Haberler Haberler Safiye Erol Mezarı Başında Anıldı

Safiye Erol Mezarı Başında Anıldı

E-posta Yazdır PDF

Türk edebiyatının münevver isimlerinden biri olan Safiye Erol hayatta iken güzel eserler vererek; bu camiadaki yerini ziyadesiyle hak eden yazarlarımızdan birisi olmuştur. Yaşadığı dönemde tanınmayı başarmış, büyük bir okuyucu kitlesi bulmuştur. Kültür birikimi taşıyan romanları, derinlemesine tahlil yazıları ve hayata farklı bakışı ile takdire şayan bir entelektüeldir. İmparatorluğun son, cumhuriyetin ilk dönemini incelikli bir biçimde anlatmış, bir anlamda belge niteliği taşıyan romanlar yazmıştır.

Vefatından bir müddet sonra unutulmaya başlayan Safiye Erol'un eserleri ile birlikte hakkında çok fazla yazı yayımlanmamıştır. 1964 ile 2001 yılları arasında yayımlanan gazete ve dergilerdeki yazıların sayısı da çok fazla değildir.

Halil Açıkgöz tarafından basıma hazırlanan eserlerinin yayımlanmasından sonra, birçok gazete ve dergide Safiye Erol hakkında yazılar yayınlandı. Radyo ile televizyonlarda Erol ve romanları hakkında yorumlar yapılması, tanıyanların yanı sıra kendisini hiç tanımayan bir kuşağın da Safiye Erol isminin ve romanlarının duyulmasına vesile oldu.

Türkiye'nin kültürünü tanımak ve medeniyetin üzerine bir taş koyabilmek umuduyla ülkesinde çalışmalar yapan aydın yazarımız bu çalışmalar ile hak ettiği değeri yeniden bulup, Türk okuyucuları ile buluşturuldu. Erol, 2002 yılından beri çeşitli faaliyetlerle anılıyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da 1 Ekimde Karacaahmet Mezarlığında kabri başında yâd edildi.

Karacaahmetteki ziyarete bu yıl Mehmet Nuri Yardım, Hüseyin Cıdık, Umut Bulut ve ben katıldık. Umut Bulutun okuduğu Yâsin-i Şeriften sonra dualar edilerek, konuşma yapıldı.

Ziyaret sonrasında geri dönüp baktığımızda dört kişi olduğumuzun farkına vardık. Safiye Erol'un mezarı başında Üstad Necip Fazılın ifadesiyle tam dört inanmış adam…