SAFİYE EROL

...bir göktaşı gibi ebediyetten ve âdeta başka bir âlemden kopup düşen bu kadın...

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Anasayfa Hakkında Yazılanlar
Hakkında Yazılanlar

Defterimde Safiye Erol

E-posta Yazdır PDF

Selim İleri

Bu güne kadar günce tutamadım. Heves ettim ama olmadı, arkası gelmedi. Bunda, belki, öğret­menim Rauf Mutluay'ın etkisi oldu.

Lise sonday­ken, Mutluay, "Gerçek edebiyat adamları günce tutmaz" demişti. Ben de yazar olmak istiyordum; ürktüm. Hocamızın niye öyle söylediğini çözemiyo­rum. Hele, yalnızca günce tuttukları halde edebi­yat tarihine geçmişleri düşünürsek...

Günce tutmadım, tutamadım; ne var ki, 1965'ten sonra not defterlerine çiziktirdim. Not defter­lerim önceleri 'sarı' defterlerdi. Sonra çeşit çeşit, boy boy not defterleri... Bazılarını sakladım, bazıları zaman içinde, evden eve taşınırken ya da baş­ka sebeplerle kayboldu.

Elde kalanları geçen akşam bir araya topladım. Safiye Erol için. Kubbealtı Neşriyâtı, 'gizli usta' Safiye Erol'un hikâyelerini derliyor. Aziz dostum Sinan Uluant benden bir yazı istedi. Düşündüm taşındım; eserlerine hayranlık duyduğum Safiye Erol'un bendeki geçmişini kaleme getirmeye çalı­şacağım.

Devamını oku...
 

Doğumunun 100. Yılında Safiye Erol

E-posta


Mahmut Çetin

Romancı Safiye Erol, Kubbealtı Akademisi’nin gayretleriyle ölümünden yıllar sonra tekrar kültür hayatımızdaki yerini alıyor. Bu konuda kültür dünyamızdaki bir çok kişi gibi ben de Safiye Erol’un eserlerini, Kubbealtı Akademisi Müdürü Sayın Mehmet Nuri Yardım vasıtasıyla tanıdım. Türk okuyucusu Safiye Erol’un eserlerinde medeniyet eksenli ve insan merkezli bir duyuş tarzı ile karşılaşıyor.

Derin bir duyuş tarzı

Derin bir kültüre, köklü bir birikime ve kuvvetli bir üsluba sahip olan Safiye Erol'un eserlerinde, Doğu ve Batı’yı tanıyan bir aydının güçlü tahlilleri dikkat çeker. O, Tanzimat'tan sonra medeniyet buhranı geçiren, kültür bunalımı yaşayan insanımızın karşılaştığı çıkmazları, içinde bulunduğu açmazları ve geçirdiği hafakanları fark eden ender insanlardan biri. Zevkle okunan eserleri, aynı zamanda meçhul zannedilen insanın hakikatine, eşyanın mahiyetine ve mâverânın mânâsına götürüyor okuyucuyu. Metafiziğin harikulâde sırlarını ifşâ ediyor. Safiye Erol dün okunan, bugün de alaka uyandıran ve yarına kalacak bir kıymet. Aydınlarımız, günümüze manidâr izler ve mesajlar bırakan bu münevverini yakından tanıdıkça, memleket meselelerine daha kalıcı çözümler üretebilecek, ruh dünyasına ve fikir iklimine yolculuk edenler, bambaşka ufuklar, yepyeni hayâller ve rengârenk güzellikler bulacaklardır.

 

Eve dönen kadın: Safiye Erol

E-posta

Mahmut Çetin

Büyük romancımız Tarık Buğra, Safiye Erol’un yazma gerekçesini şöyle ifade eder: “yazarlığının tek sebebi, tadına ve değerine vardığı medeniyetimizden aldıklarını yayabilmek arzusu idi.” İyiden güzelden doğrudan yana bir bakışın inşaasıdır onun yazma serüveni. Tabii bu bakış karşısında kötülüğü, düşmanlığı, çirkinliği bulacaktır. O, yıkıcılığa karşı en kuvvetli iksiri bulmuştur. Tarık Buğra bu durumu şöyle ifade eder: “Safiye Erol, İslâm-Türk medeniyetinin nankör ve bedbaht yıkıcılıklara, köksüz ve anlayışsız zorlamalara yenilmeyen kadın mümessillerinden biri idi, ayrıca, bütün varlığı ile, gönlü, kafası, mizacı ile idrâk ettiği bu medeniyetin ışığını dağıtanlardan birisi oldu. Yazıları ve yaşayışı bu büyük değeri taşırdı.”

Safiye Erol Kimdir?

Safiye Erol, 1902 yılında Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde doğdu. 1917 yılında Almanya'da eğitimini tamamladı. Lise ve üniversiteyi bitirip doktora tezini verdikten sonra, 1926'da İstanbul'a döndü. Millî Mecmua ve Her Ay gibi dergilerde yazıları çıktı. 1938'de "Kadıköyü'nün Romanı", 1944'te "Ülker Fırtınası", 1941'de Selma Lagerlöf'den "Portugaliye İmparatoriçesi" ve 1945'de La Motte- Foque'den "Su Kızı" isimli tercümeleri yayınlandı. 1951'de Kenan Rıfâî hakkında üç bölümlük felsefî incelemesi, "Kenan Rıfâî ve Yirminci Asrın Işığında Müslümanlık" kitabında yer aldı. 1955'te Tercüman gazetesinde son romanı olan "Dineyri Papazı" romanı tefrika edildi. Asr-ı Saadet'i anlatan "Çölde Biten Rahmet Ağacı" ise 1962 yılında Yeni İstanbul gazetesinde yayınlandı. Muhtelif gazete ve mecmualarda pek çok makalesi ve incelemesi neşredilen Safiye Erol, 7 Ekim 1964 tarihinde İstanbul'da vefat etti.

Devamını oku...
 


Sayfa 2 - 2