SAFİYE EROL

...bir göktaşı gibi ebediyetten ve âdeta başka bir âlemden kopup düşen bu kadın...

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Anasayfa Hakkında Yazılanlar Hakkında Yazılanlar "Safiye Erol'un Yeniden Keşfi Son Yıllardaki En Büyük Kazancımız"

"Safiye Erol'un Yeniden Keşfi Son Yıllardaki En Büyük Kazancımız"

E-posta

Safiye Erol

SALİHA CÜVELEK   -   01.02.2011

Ölümünden sonra uzun yıllar unutulmaya terk edilen Safiye Erol, eserleriyle adeta yeniden bir diriliş yaşıyor. Bu ilgi Türkiye'yle de sınırlı değil. Yazarın Boşnakçaya çevrilen Ciğerdelen romanı, Bosna-Hersek'te de en çok satanlar listesine girdi. Safiye Erol hakkında hazırladığı biyografisi geçtiğimiz günlerde yeniden yayımlanan Mehmet Nuri Yardım ile Safiye Erol'u konuştuk.

1964 yılındaki ölümünden sonra neredeyse unutulan, eserleri hemen hiç gündeme gelmeyen Safiye Erol, edebiyat dünyasını şaşırtmaya devam ediyor. Kubbealtı Neşriyatı tarafından 2001'de bütün eserleri yeniden basılan ve büyük bir ilgi gören Erol'un 'Ciğerdelen' adlı romanı, yeni çevrildiği Boşnakçada en çok satanlar arasına girdi. Roman, 20. yüzyılda cereyan eden bir aşk hikâyesini, erkek kahramanı Turhan'ın dilinden, bir Rumeli efsanesiyle iç içe anlatıyor. Romanın kadın kahramanı Cangüzel, Turhan'ı eğitmek amacıyla ortak atalarının 17. yüzyılda Ciğerdelen Kalesi'ne yakın tımarda yaşadıklarını dile getiren hikâyeler kaleme alır. Sarı Sipahiler, Yedi Peçeli ve Ciğerdelen isimli bu üç hikâye, Cangüzel ve Turhan'ın maceraları arasına girer.

Ciğerdelen, yayımlandığı dönemde Türk edebiyat dünyasının da dikkatini çeker. Fakat geçen zaman içerisinde Safiye Erol'la birlikte unutulur. Az sayıdaki okur Ciğerdelen'i okuma şansını elde eder. Okuyanlar, kitabın yazarını merak edip başka kitaplarının olup olmadığını araştırır. 2001 yılından beri gazete yazılarında Erol'a sık sık yer veren ve romanlarından kendi eserlerinde yararlanan Selim İleri gibi... Safiye Erol'un Türkiye'de yeniden tanınıp okunmasında katkısı olan isimlerden biri de, 2003'te yayımladığı biyografi ile Mehmet Nuri Yardım. Gazeteci yazar Yardım'ın Safiye Erol biyografisi, bazı eklemelerle Anonim Yayıncılık tarafından yeniden yayımlandı. Biz de hem Boşnakçada yayımlanan Ciğerdelen'i hem de biyografiyi vesile ederek Mehmet Nuri Yardım ile Safiye Erol'u konuştuk.

Ciğerdelen'in Bosna'da gördüğü ilginin şaşırtıcı olmadığını dile getiren Yardım, pek çok okur gibi Safiye Erol'u kendisinin de bu romanla tanıdığını söylüyor. 2001 yılında kitaplarının Kubbealtı'ndan yayımlanacağını duyunca hem şaşırmış hem de sevinmiş. Adı edebiyat dünyasının gündemine yerleşince Safiye Erol'la ilgili araştırmalar yapmaya başlamış. 2003 yılında Benseno Yayınları'nca basılan Safiye Erol biyografisi, yazar hakkında yapılmış ilk derli toplu çalışma. Yardım, araştırmalarını kitabın basımından sonra da devam ettirmiş. "Onun hakkında söylenecek daha çok şey olduğunu düşündüm." diyor. Yardım, kitabın yeni basımı için üniversitelerde yapılan tezlere ulaşmış. Ailesiyle bilhassa manevî oğluyla ilişki kurarak Erol'un yaşadığı mekanları araştırmış. Erol'la yapılmış röportajları da bularak kitabın yeni basımına eklemiş.

AŞK İLE VATAN ARASINDA...

Mehmet Nuri Yardım, "Safiye Erol'u bir anda okuduk, bir anda sahiplendik." diyor. Peki bir anda sevilmesini sağlayacak kadar onu özel kılan neydi? Yardım'ın Safiye Erol biyografisi, yazarın çocukluk yıllarından başlayıp Türkiye'deki ve Almanya'daki tahsiliyle, büyük bir hüsranla biten aşk hayatının sonunda Türkiye'ye dönüşüyle devam ediyor. Erol'un yazarlığı da bu süreçte başlıyor. Almanya'da Hintli bir mücahide gönlünü kaptıran Erol, ülkesini aşkına tercih ederek Türkiye'ye dönüyor ve 'aşk'ı anlatan romanlar yazıyor. Fakat o salt 'aşk'ı anlatan bir yazar değildir. Yahya Kemal'de olduğu gibi Erol'da da İstanbul sevgisi vardır. Okuyucuyu, İstanbul'un köşkleri, lokantaları, caddeleri, mesireleri, türbeleri ve mekânları arasında dolaştırır.

Yazı hayatına aşk romanlarıyla başlayan, Sâmiha Ayverdi ve hocası Kenan Rifâî ile tanıştıktan sonra tasavvufî düşünceden yararlanan eserler meydana getiren romancı, 13 yaşından 27 yaşına kadar Almanya'da bulunmuş, eğitimini orada almıştı. Erol'un kazancının Batı'yı bilen Doğu'ya yakınlık duyan bir yazar olmasından kaynaklandığını söyleyen Yardım, "Türkçe'ye hakim, lirik bir üslubu var. İnsanı tanıyor, insani özellikleri iyi biliyor. Bizi iyi bilen, tanıyan bir yazar. Pek çok kadın yazar Safiye Erol'u okuduktan sonra fikirlerini onunla özdeşleştirmişlerdir. Safiye Erol, sadece bir romancı değil. Makaleleriyle de bizim meselelerimiz hakkında fikir üretmiş gerçekçi bir düşünür." diyor.

Safiye Erol, bir röportajında, 'Ciğerdelen'i yazarken 12 kilo verdiğini, birçok kez de bayıldığını dile getiriyor. Mehmet Nuri Yardım, "Yazma eylemini bir görev gibi gördüğü aşikâr. Yazarken çektiği sıkıntılar bunu gösteriyor. Son 10 yıl içinde Türk edebiyatının en büyük kazancı Safiye Erol'dur. Okuyuculara bir kazanç, Safiye Erol için yeniden diriliştir." diyor.

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1087280